Bu çalışma, gelişen yapay zekâ sistemlerinin iktisadi bilimler üzerindeki etkilerini literatür temelli bir derleme yaklaşımıyla incelemektedir. Makine öğrenmesi, büyük dil modelleri ve üretken yapay zekâ uygulamaları; üretim süreçlerini, firma davranışlarını, işgücü piyasalarını, gelir dağılımını, kamu politikalarını ve iktisadi araştırma yöntemlerini dönüştürmektedir. Çalışmanın temel savı, yapay zekânın yalnızca otomasyon sağlayan bir teknoloji değil, tahmin maliyetini düşüren, karar süreçlerini hızlandıran ve veri temelli politika tasarımını güçlendiren genel amaçlı bir teknoloji olduğudur. Literatür, yapay zekânın verimlilik artışı ve yeni iş modelleri yaratma potansiyeline sahip olduğunu; ancak bu kazanımların dijital altyapı, beceri düzeyi, firma ölçeği, veri erişimi ve kurumsal kapasiteye bağlı olarak eşitsiz dağılabileceğini göstermektedir. Bu nedenle yapay zekânın iktisadi etkileri büyüme, verimlilik ve inovasyon kadar sosyal koruma, rekabet politikası, veri yönetişimi ve etik düzenlemeler bağlamında da değerlendirilmelidir.